|
Eserleri korumak muhafaza etmek amacıyla
cilt yapılmaya başlanmıştır. İlk önce yazılı tabletler daha sonra
papürüslere ve kağıda yazılmıştır. Uzun süre saklamak amacıyla cilt yapımına
başlanmıştır. Klasik bir ciltte;
Tezhip
Deri
Murakkaa
Hat
Oyma
Ebru
gibi sanatlarımız görülür.
Türk cilt sanatı 15 yy'ın ikinci yarısından itibaren çok değerli örnekler
vermiştir. Fatih Sultan Mehmet'in kitaba ve kütaphaneye verdiği değer
derecesi gerek tercüme edilen, gerek dışarıdan getirilen yazmalann
birbirinden güzel kaplarla muhafaza edilmesi sağlanmıştır, lö.yy.'da
dateyzini Türk motiflerinin bolca kullanıldığını görüyoruz. 18.yy.'a
geldiğimizde de rugani kaplann revaçta olduğunu ve bolca bahçe çiçeklerinin
kullanıldığını görüyoruz. Halkari tarzının 18.yy.sonlan 19.yy. başlarında
Avrupa'dan gelen barok ve rokoko tesiri fazla olumsuz etki yapmamıştır. Esas
çöküşü sağlayan tesir ekonomik çöküştür.
KLASİK BİR TÜRK CİLDİNİN ÖZELLİKLERİ:
1- Kapaklar kitap boyunda olup kenarlanndan dışarı taşmaz.
2- Şiraze el ile örülür.
3- Sirt düzdür.
4- Kitap kabında teyzinat her iki kapakta olup, sertap ve miklep üzerindedir.
5- Alt kapağa bağlı oiarak sertap ve mıklep bulunur.
6- Sırt kısmında yazı bulunmaz.
7- Ezme altın klasik usulde kullanılır. Zer mühre ile parlatılır. |